İonna Kuçuardi’nin İnsan ve Değerleri

 

IMG_0632

Hocanın anlattığı konuyu anlamak için bir kavramlar çerçevesinin oluşması zaman alıyor. O zamana dek kelimeler marşı basmayan motor gibi boşlukta dönüp duruyor. Sanırım felsefi içerikli kitapların ilk sayfalarının yavaş okunması bundan. Yazarın üç aşağı beş yukarı ne anlattığını sezmeye başladıktan, yani yazarın kavramsal çerçevesi kendini açmaya başladıktan, onunla bir aşinalık geliştikten sonra sayfalar hızlanıyor.

Kitap galiba bir editörün gözünden geçmemiş. Kelime tekrarları çok var gibi geldi. Yine de hocanın metnini gözden geçirmek cesaret isteyen bir iş. Felsefeci titizliği ile anlatmak istediği konuda hiç bir kavramı eksik bırakmamaya çalışmış.

Kitabın ilk baskısı 1971 yılında yayınlanmış. Hocanın daha sonra yayınlayacağı “Etik”, “Sanata felsefeyle bakmak” ve “İnsan hakları” kitapları için bir hazırlık olmuş gibi.

Kitap değer ve değerler ayrımı üzerine. Bunu yaparken iki farklı bakış üzerinden; Gnosiolojik ve Antroplojik felsefi bakış açıları üzerinden konuyu inceliyor.

Daha evvel birkaç yerde Antropolojik felsefe kavramına rastlamıştım. Doğrusu ne olduğu hakkında çok fazla bilgim yoktu. Gnosiolojik kavramına ise ilk defa rastladım. Birbirinin zıddı iki kavram olarak henüz kendilerini tam olarak açmasalar da, ne olduklarını sezebilmemi sağladı. Sanırım antropolojik felsefe, konuyu kültür ve tarih içinden ele almak. Diğeri ise insanın anlık bilgisinden. Bu haliyle bana Ömer Faruk Anlı’nın Eleştirel Rasyonalite ve Sokrates videosunu hatırlattı :https://www.youtube.com/watch?v=YbYujm-gx5c

İnsanın sömürülmesi değerler üzerinden gerçekleşiyor. (S.44) insanın insan olmaktan kaynaklanan değeri yerine buna bahane üretebilecek değerler sistemi- moral üretiliyor kullanılıyor. Hoca bunun için değer ve değerler kavramını ayırıp aradaki farkı belirginleştirmeye çalışmış.

Kitabın düşündüklerine gelince :

*İnsan her zaman daha iyiyi seçme saiki ile karar almaz. Daha iyiyi seçme işi bir seçim. Başka saiklerle çıkar, günü kurtarmayla, tarafgirlikle de bir seçim yapabiliriz. İyiyi seçmede öncelikli olan, doğru değerlendirme, anlama gayesine sahip olmayı seçmekte. Değerlerin çatışması, en yüksek iyinin seçimi ise bir sonraki aşama. Sh.91

*Herhalde en ilginci kişinin kendine verdiği değer konusu olmalı. Hayata bakışımızı, umudu umutsuzluğu biçimlendiren ana düşünce. Bir nevi ana yazılım. Kitapta üzerinde pek durulmamış.

*Değerlerin relativizmi ile değerlerin taasubu iki zıt uç. Değer taasubu değerleri tartışmaya, eleştiriye kaparken değer relativizmi de değerleri ortadan kaldırıyor. Değerlerin varlığı eleştiriye açıklıktaki bir oluşla mümkün.

Doğa olaylarını anlama ile insanı ve toplumu anlamanın koşulları/yöntemleri farklı. İnsana ve topluma bir tarihsel ufkun içinden değer biçiyoruz. Doğa bilgisi ise deney ve bilimsel paradigmanın içersinde mümkün. Bilimsel paradigmanın/kavramsal çerçevenin bir bilim adamı cemaatini gerektiriyor. Sosyal bilimleri ilgilendiren olayların ve durumların ya da gündelik problemlerin anlaşılması bir kültürel/tarihsel bir ufkun içinden belli bir zaman dilimi için ele alınarak yapılabiliyor. Başka zaman dilimlerinden konuyu ele alıp başka sonuçlar çıkarmak mümkün ya da farklı disiplinlerden. Üstüne hiç bir olayı tarihin sonundan değerlendirme şansımızın olmadığını bilmek sonuçlar/hükümler hakkında tevazuyu gerektiriyor. Bunun doğal neticesi sonuçları eleştirel düşünce için eleştiriye/yanlışlamaya, geliştirilmeye açmaktır.

Reklamlar
Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s